İranlı kadınların dergisi Zanan kapatıldıEşitliğin "matemi"
İran'da yayınlanan kadın dergisi Zanan'ın kapatılmasıyla, özgürlükçü ve eşitlikçi İslami kadın hareketi de bir şekilde susturulmuş oluyordu. Bu olay aynı zamanda Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın medya ve sivil toplum kuruluşları üzerindeki baskısının da bir göstergesiydi

İranlı kadınların dünyaya açılan "sesi" olan Zanan, "susturuldu."
İran'da kadınlarla ve eşitlikle ilgili tartışmaların odağında her zaman
Zanan (Kadınlar) dergisi vardı. Burada söz konusu olan sadece, İslam'ın eşitlikçi yorumlamaları değil, aynı zamanda İranlı kadınların deneyimleri ve topluma katkıları da söz konusuydu. Başlangıcından itibaren Zanan, hem İran'da hem de dünyada önemli bir rol üstleniyordu.
Zanan'ın yayımladığı haberler ve yorumlar internet üzerinden hızla dünyaya yayılıyordu. Bu durum da derginin belirli bir işlevi olduğunun açık bir kanıtıydı.
Bu işlev İslam'da cinsiyet eşitliği ve cinsler arası adalet konusunun tartışmaya açılmasıydı. Çünkü cinsiyet eşitliği ve cinsler arası adalet olgularının İran'da ve İslam'da eksik olduğu fikri, dünyada pek çok kişi tarafından paylaşılıyordu. Ve şimdi
Zanan'ın yayımına devlet tarafından son verildi; dergi kapatıldı.
Zanan: İranlı kadınların sesi Zanan 1992 yılında deneyimli bir gazeteci ve dergi editörü olan
Shahla Sherkat tarafından kuruldu. Sherkat 1982'den 1991'e, kendisi gibi olan başkalarıyla birlikte işten çıkarıldığı yıla kadar, devlet tarafından yürütülen Kayhan yayınevinin çıkardığı
Zan-e Ruz (Bugünün Kadını) dergisinde editör olarak görev almıştı.
Bu dergiden atılanlar başka yayınların çıkarılmasına ve bu bağımsız yayınlarda yazmaya devam ettiler; bu da onların yeni din entelektüelleri olarak tanınmalarını sağladı. Bu entelektüellerin arasındaki tek kadın olan Sherkat, Zan-e Ruz'un tutucu çizgisini (ki kendisi aslında bu görüşü geliştirmesi için işe alınmıştı) eleştiren yazılar yazmaya çoktan başlamıştı. İşten çıkarıldığında kadın ve cinsiyet üzerine yayın yapan bağımsız bir dergi çıkarmak konusunda çok hevesliydi. Sherkat başkalarıyla ele ele verip sahip olduğu az sayıdaki kaynağı bir araya getirerek "Zanan"ı kurdu.
Yeni vizyonu, açık şekilde görülen kararlılığı ve son derece güçlü gezetecilik deneyimiyle, kendisi gibi düşünen aydınların da desteğini alan Sherkat bağımsız, cinsiyet konusunda ilerici bir anlayışa sahip dergiyi kurmayı başarmıştı.
Zanan'ın sayfalarında hem kadınlar, hem de kadın takma adı kullanan ve aralarında yükselişte olan önemli din bilginlerinin de bulunduğu erkek yazarların, Kuran ve diğer dini metinlerin özgürlükçü yorumlarını içeren yazıları yer alıyordu.
Bu dönem (1990'lar) derginin yaklaşımına benzer yaklaşımlarda bulunan, İslam'ın ataerkil yorumlarının getirdiği eşitsizlikler ve baskıların aşılmasını arzulayan ve başka ülkelerde yaşayan Müslümanların, yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladığı bir döneme denk gelir. Bu yeni, kadın haklarını önemseyen ve cinsiyet eşitliği söylemini savunan akıma kısa süre sonra "İslami feminizm" adı verilir.
Sosyal sorunlarda başvurulacak bir kaynakYeni İslami feminizmin gelişimi için saygın ve öncelikli bir yayın organı olarak kabul edilen Zanan, İran'ın sınırlarının ötesinde de bu konudaki tartışmaların şeklini belirleyen öncü bir role sahipti.
Derginin, cinsiyet üzerindeki tartışmalarda öncelikli bir yer almasında ve daha geniş bir kesim tarafından tanınmasında Ziba Mir- Hosseini, Afsaneh Najmabadi, Val Moghadam ve Nayereh Tohidi gibi kişilerin de aralarında bulunduğu uluslararası bilim insanlarının da yardımları olmuş: Mısır'dan Güney Afrika'ya, Hindistan'dan Malezya ve Endonezya'ya Zanan İslami feminizm konsundaki küresel tartışmalarda önemli bir rol oynuyordu; bunu ben 1990'larda ve sonrasında yaptığım yolculuklar sırasında bire bir gözlemledim.
İslami feminizm her zaman, kuramsal olanla uygulama arasında gerekli bir bağlantı olması gerektiği görüşünü önemsemiştir. Bu da cinsiyet eşitliği ve cinsler arasındaki adalet prensiplerinin uygulanmasının zorunluluğu fikrini doğuruyordu. Zanan aynı zamanda İran'da (başka yerlerde de olduğu gibi) kadının başına bela olan boşanma, çocuğun velayet hakkı, aile içi şiddet, kadına yönelik şiddetin toplumsal şekilleri, HIV / AIDS'in yayılması ve fahişelik gibi kadınların içinde bulundukları durumun iyileştirilmesi amacına yönelik olarak toplumsal sorunları inceliyordu.
Sherkat ve çalışma arkadaşları, toplumun bu sorunları çözmesi için öncelikle, bu sorunların farkına varması gerektiğini biliyorlardı. Zanan, bir taraftan bu yönde yayınlar yaparken, diğer taraftan da kadınlara hukuki konularda yardımın yanı sıra, sağlık konusunda ve kadınların kendi hayatlarını ve ailelerinin yaşam koşullarını iyileştirmelerine yardımcı olacak iş hayatı konusunda, bilgiler de veriyordu.
Aynı zamanda dergi kadınların kendi yaratıcı edebiyat çalışmalarını, sanatsal eserlerini, fotoğraflarını ve filmlerini yayımlamaları için bir kanal olma işlevi görüyordu. Bu dergi aracılığıyla topluma sunulan eserler tüm dünyadan coşkulu bir beğeni toplamayı başarmıştı.
Süresiz kapama mı?Ama şimdi, büyük başarılarla dolu ve kamuoyunun ilgi merkezinde geçirilen bir on altı yılın ve pek de kolay olmayan; sıkıntılarla dolu bir yolcuğun ( ki bu yolculuk sırasında dergiye karşı üç dava açılmıştı) ardından Zanan birden bire susturuldu.
28 Ocak'ta kesin ve tümüyle tartışmaya kapalı resmi karar yayımlandı: "Zanan'ın yayın lisansı ipatl edilmişti." Basın Yayın Denetleme Kurulu tarafından yapılan bu açıklama, İran'ın resmi haber ajansı olan ve genelde hükümet kararlarını bildirmekle görevli bir kanal olan IRNA tarafından değil, Ahmedinejad hükümetine yakınlığıyla bilinen FARSNEWS tarafından duyuruldu. Bunun da ötesinde, bir yayın organının lisansının iptal edilmesi konusu Basın Yayın Denetleme Kurulu'nun karar alma yetkisinin dışında bulunuyor.
Şüpheli uygulamalar kafaları karıştırıyorBugüne kadar, Zanan'ın yayın hakkını elinde bulunduran ve genel yayın yönetmenliği konumunda bulunan Sherkat'a hukuksal işleyişin gerekli adımlarından biri olan herhangi bir resmi bildirim ulaşmış değil.
Elbette bu konu üzerine bolca spekülasyon yapılabilir. Acaba bu kapatma Basın Yayın Denetleme Kurulu'nda görevli birkaç kızgın kişinin işi oldu bittiye getirmek için aldığı bir karar mıydı? Hukuki prosedüre uygun olmayan bir uygulamanın söz konusu olduğu göz önüne alınırsa acaba, kapatma kararı iptal edilebilir mi?
Acaba bu karar, liberal güçlerin susturulması ve baskı altında tutulması için her geçen gün büyüyen 'mekanizma'nın bir parçası mıydı? Bu kadar soru işaretinin arasında umutla umutsuzlukla birbirine karışıyor.
Zanan, İran İslam Cumhuriyet'inin karanlık bir resmini çizmek ve toplum için psikolojik bir tehlike olmakla suçlandı. Konuyu takip edenler bu ipe sapa gelmez saçma sapan suçlamalara bakarak, verilen bu kararın bir bumerang gibi, sahiplerine geri dönmesini de ummuyor değiller.
Zanan'ın yayın hakkının iptal kararının, kötü niyetli kişilerin elinden çıkmış düzeltilmesi gereken hatalı bir karar mı, yoksa geri dönüşü olmayan kesin bir karar mı olduğunu anlamak için biraz daha zaman geçmesi gerekiyor.
Ne olursa olsun, Zanan'ın bu konudaki benzersiz katkısı, bu kapatma kararından etkilenmeyecektir. Zanan'ın İslami feminizm konusundaki katkıları kitaplarımızda yer alan yazılarda sonsuza kadar varlığını sürdürecek ve bu derginin görüşleri her zaman hayatta kalacaktır.
Zanan'ın İslam içinde eşitlik ve adalet kavramlarıyla ilgili sorunların iyileştirilmesine yönelik söylemleri ve uygulamalardaki kararlılığı İran'ın dışında da devam ettirilecektir..
Margot Badran
İngilizceden çeviren: Erkan Erginci
© Qantara.de 2008
Margat Badran, Washington DC Georgtown Üniversitesi'nde, 'Hristiyan- İslam Anlayışları Merkezi'nde araştırmalar yapıyor. Kendisi aynı zamanda Leiden'deki ISIM'de (Modern Dünyada İslam Araştırmaları Enstitüsü) konuk profesör olarak, Hollanda da ders veriyor. Yazar, İslami feminizmin gelişimini 1990'lardan bugüne kadar takip etmiş ve bu konu üzerine birçok kitap yazmıştır. Qantara.de Badjens.com: İranlı feministlerin dergisi
İranlı feministler de artık çevrimiçi Tahran'da yaşayan feminist Mahsa Shekarloo, Badjens adlı internet dergisiyle, İran'lı kadınlara forum sunmayı amaçlıyor. Ama Badjens aynı zamanda batının İran'lı kadınlara ilişkin klişeleşmiş kanılarını da çürütmek istiyor
İranlı yarışcı Laleh Seddigh
Laleh devrimi İranlı kadınların kendilerine devlet ve topluluk tarafından biçilen dar gömleği giymeyi kabul etmediklerini, Fatma Sağır, İranlı araba yarışcısı Laleh Seddigh'in portresi ile anlatıyor.
Portre: Şirin Neşat
Düşsel Doğu Şirin Neşat, etkileyici fotoğraf ve film çalışmalarında çoğunlukla, İslam dünyasındaki cinsiyet farklılıkları üzerinde duruyor, ki bu da sık sık onun klişelerden yola çıktığı eleştirisiyle karşılaşmasına yol açıyor. Amin Fazenefar'ın haberi
Yazıcıya gönder