18.11.2010Müzikle tedaviTümata ve Passelande köprüsü
İstanbul ve Essen'in "2010 Avrupa Kültür Başkenti" ilan edilmelerinden hareketle, bir "dostluk köprüsü" kurmak isteyen Tümata ve Passelande müzik grupları, her iki şehirden sanatçıların katılımıyla bir dizi konser düzenlediler. Konserlerin ilk ayağını İstanbul'daki, ikinci ayağını ise Almanya'daki konserler oluşturuyordu. Hülya Sancak, konserlerin Essen ayağını izledi.
Tümata 1976 yılında Türk müziğinin doğuşunu, gelişimini, tedavi özelliğini, enstrüman çeşitliliğini araştırmak ve tanıtmak amacıyla Yrd. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç tarafından kurulmuş. Türk müziği ve hareket terapisiyle ilgilenenler, baksı ve kamların transa geçip hastalara şifa ya da gelecekten haber vermek için yaptıkları ayin danslarını merak edenler, tasavvuf müziğini sevenler, Orta Asya Türk boylarının şarkılarını dinlemek isteyenler, Uygurların "sapai" adı verilen ritim aletleri eşliğinde yaptıkları dansı hiç izlememiş olanlar ve Almanların 1945'lerden sonra unutulmaya yüz tutmuş şarkılarını, ilahilerini dinlemek isteyenler, Tümata ve Passelande'nin Almanya'daki konserlerini kaçırmadılar.
Dostluk köprüsü
Dr. Rahmi Oruç Güvenç ile Alman eşi ergoterapist ve müzik–hareket terapisi uzmanı Andrea Azize Güvenç, bir dostluk köprüsü projesi çerçevesinde ve Avrupa kültür başkentleri faaliyetleri bünyesinde 2010 kasım ayında, İstanbul - Essen/Ruhr konserlerini organize etmek için yola çıkmışlar.

Tümata, kasım ayı içinde Almanya'da, Avrupa kültür başkentleri faaliyetleri bünyesinde bir dizi konser verdi. Yard. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç yönetimindeki Tümata (Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu) ve Almanya Essen'den, Tatjana Großkopf yönetimindeki Passelande grubu, iki kültürün otantik müziklerini ve danslarını, otantik enstrümanlarıyla ve orijinal kostümleriyle sahneye taşıdılar.
Konser, "Asya müziğinin ve tasavvuf müziğinin şaman (baksı) dansıyla, mevlevi semasının Uygur danslarıyla, müzik terapinin ve bunların hepsinin de otantik Alman şarkı ve ilahileriyle bir araya geldiği bir konser" olarak betimleniyor, Tümata'nın sayfasında.
Tümata ve Passelande
Essen'deki Katakomben Tiyatrosu'nda düzenlenenen konser, Essen Başkonsolosluğu himayesinde ve THY ile Akbank'ın katkılarıyla gerçekleştirilmiş. TC. Essen Başkonsolosu Hakan Akbulut, katılımdan dolayı memnuniyetini belirtirken, bu organizasyonlara devam edeceklerinin müjdesini de verdi.

Makamlardan örnekler sunulurken her bir makamın hangi hastalığın tedavisinde kullanıldığı ile ilgili kısa bilgiler de veriyor Güvenç hoca. Örneğin Hicaz makamı, kemik, beyin ve çocuk hastalıklarının tedavisinde kullanılıyormuş... Tümata 1976 yılında Türk müziğinin doğuşunu, gelişimini, tedavi özelliğini, enstrüman çeşitliliğini araştırmak ve tanıtmak amacıyla Yrd. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç tarafından kurulmuş. Çeşitli nota, beste ve derleme çalışmalarının yanısıra 300'den fazla otantik Türk müziği aleti toplanmış ve ve bir müze oluşturulmuş. Yaklaşık otuz kişiden oluşan grup tarafından yapılan etnomüzikoloji konserleri ile meraklılara otantik müziğin örnekleri sunulmakta.
Konserin ilk bölümünde Tümata sanatçıları otantik Türk müziğinden örnekler verdi. İkinci bölümde ise Tatjana Großkopf yönetimindeki Alman grup Passelande, ağırlıklı olarak Ortaçağ ve Gregoryen müziğinden örnekler sundu. 14.yüzyıla ait bir Alman aşk şarkısı aracılığıyla, Ortaçağ Almanyası'nda da 12 makam olduğunu ama artık günümüze sadece iki makam ulaştığını, Alman otantik müziğinin aslında, Türk müziği ile de benzeştiğini öğreniyoruz.
Müzikle kurulan köprü
renderMacro(): Typ '' noch nicht implementiert!
Andrea Azize Güvenç, "Gülçemen" adlı türküyü seslendiriyor.
Makamlardan örnekler sunulurken her bir makamın hangi hastalığın tedavisinde kullanıldığı ile ilgili kısa bilgiler de veriyor Güvenç hoca. Konuşmalar iki dilli yapılıyor, Oruç Güvenç'in eşi Andrea Azize Güvenç Türkçe konuşuyor.
Sahnede aynı zamanda otantik danslardan örnekler sunuluyor, bazı eserlerin öyküleri kuklalarla (Denizli horozu ve şarkı söyleyen timsah gibi) mini oyunlar şeklinde sahneleniyor. Kimi zaman seyircilerle yapılan mini provadan sonra, birlikte şarkı söyleniyor, kısaca Tümata ve Passelande izleyiciye canlı canlı bir program sunuyor.
Konser ve Dr. Rahmi Oruç Güvenç'in çalışmaları hakkında daha geniş bilgi, Tümata'nın sayfasında mevcut.
Konsere Almanların ilgisi yoğundu. Nitekim, ikinci bölümün sonunda kapanış tasavvuf müziğinden bir örnekle yapılırken, mini bir sema gösterisi de yapıldı; o arada seyirciler arasından iki kişi de kalkıp semaya katıldı; sahne önüne gelerek dönmeye başladılar. Sözlerin kuramadığı köprüyü, sesler hiç zorlanmadan kuruyor.
renderMacro(): Typ '' noch nicht implementiert!
Katakomben Tiyatrosu'ndaki konserden görüntüler.
© Qantara.de 2010
Hülya Sancak
Editör: Mustafa Tüzel
Qantara.de
Yıldız İbrahimova: "Benim mesajım hoşgörü"
"Dede Efendi ile Mozart' ı birleştiriyorum"
O, dünyanın pek çok yerinde konserler veren bir ses virtüözü; 4 oktavlık sesi ile dünyadaki sayılı caz vokalleri arasında sayılıyor: Yıldız İbrahimova, müzik eğitimine küçük yaşlarda piyano ve solfej dersleri alarak başlar, Sofya Müzik Okulu'nu birincilikle bitirir. Bulgaristan Devlet Müzik Akademisi'nde de üstün başarı gösteren İbrahimova'nın klasik, etnik caz ve çigan müziği türünde pek çok eseri bulunuyor. Yıldız İbrahimova ile Hülya Sancak söyleşti.
Afgan-Peştun Şair: Rahman Baba
Gönüllerin şairi ve filozofu
Afganistan'ın sevilen sufi şairlerinden Rahman Baba'nın Peşaverdeki türbesine kısa bir süre önce bir saldırı düzenlendi. Saldırının radikal Taliban güçleri tarafından düzenlendiği tahmin ediliyor. Rochsana Soraya, Rahman Baba'nın yaşamı ve yapıtları hakkında Muhammed Zarin Anzor ile konuştu.
Murat Coşkun
Bendire sığan bir dünya
Bu yaz Freiburg'ta düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından bendir ustalarının buluştuğu bir festivalin odak noktasıydı, Murat Coşkun ve bendiri. Türkiye kökenli Alman perküsyonisti ve çalışmalarını, Stefan Franzen tanıtıyor.
Gnawa müziğinin caz ve pop müziğe etkileri
Transandantal bir birleşme
Fas'ın Essaouira kentinde düzenlenen Gnawa festivali, her yıl tüm dünyadan gelen sanatçı ve ziyaretçilerde büyük bir hayranlık uyandırıyor. Andreas Kirchgäßner bu müzik tarzının çıkış öyküsü ve gelişim sürecini inceledi.
Tümata- Deutsch
Yıldız İbrahimova: "Benim mesajım hoşgörü"
"Dede Efendi ile Mozart' ı birleştiriyorum"
O, dünyanın pek çok yerinde konserler veren bir ses virtüözü; 4 oktavlık sesi ile dünyadaki sayılı caz vokalleri arasında sayılıyor: Yıldız İbrahimova, müzik eğitimine küçük yaşlarda piyano ve solfej dersleri alarak başlar, Sofya Müzik Okulu'nu birincilikle bitirir. Bulgaristan Devlet Müzik Akademisi'nde de üstün başarı gösteren İbrahimova'nın klasik, etnik caz ve çigan müziği türünde pek çok eseri bulunuyor. Yıldız İbrahimova ile Hülya Sancak söyleşti.
Afgan-Peştun Şair: Rahman Baba
Gönüllerin şairi ve filozofu
Afganistan'ın sevilen sufi şairlerinden Rahman Baba'nın Peşaverdeki türbesine kısa bir süre önce bir saldırı düzenlendi. Saldırının radikal Taliban güçleri tarafından düzenlendiği tahmin ediliyor. Rochsana Soraya, Rahman Baba'nın yaşamı ve yapıtları hakkında Muhammed Zarin Anzor ile konuştu.
Murat Coşkun
Bendire sığan bir dünya
Bu yaz Freiburg'ta düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından bendir ustalarının buluştuğu bir festivalin odak noktasıydı, Murat Coşkun ve bendiri. Türkiye kökenli Alman perküsyonisti ve çalışmalarını, Stefan Franzen tanıtıyor.
Gnawa müziğinin caz ve pop müziğe etkileri
Transandantal bir birleşme
Fas'ın Essaouira kentinde düzenlenen Gnawa festivali, her yıl tüm dünyadan gelen sanatçı ve ziyaretçilerde büyük bir hayranlık uyandırıyor. Andreas Kirchgäßner bu müzik tarzının çıkış öyküsü ve gelişim sürecini inceledi.
Tümata- Deutsch