29.01.2008Almanya'da seçimlerRoland Koch'un popülizmi işe yaramadı
Hessen ve Aşağı Saksonya'da yapılan eyalet parlamentosu seçimlerinde, yabancıları dışlayan söylemleriyle dikkat çeken Roland Koch'un partisi CDU (Hristiyan Demokratlar Birliği) büyük oy kaybına uğradı.
Koch, Hessen'de tartışmalı bir seçim kampanyası yürütmüştü Alman kamuoyu, Pazar günü Almanya'nın Hessen ve Aşağı Saksonya eyaleterinde yapılan seçimlere odaklandı. Özellikle 'suç işleyen göçmen kökenli gençlerin sınırdışı edilmesi' önerisiyle yoğun tartışmalara neden olan Hessen'in Hristiyan Demokrat Partili Başbakanı Roland Koch'un alacağı sonuç merakla bekleniyordu.
Nitekim seçim öncesi yapılan 'kıran kırana yarış' tahminleri sandıktan çıkan sonuçlara da yansıdı ve dört yıl öncesine göre 12 puan birden kaybeden Muhafazakârlar, yüzde 36,8 oy alarak sadece 0,1 puanlık bir avantaj elde edebildi. Bu sonuç, Roland Koch'un siyasi kariyerinin -en azından Hessen eyalet başbakanı olarak- büyük yara almasına neden oldu. Hessen'de oylarını neredeyse sekiz puan artıran ve yüzde 36,7'ye ulaşan Sosyal Demokratlar ise zafer sarhoşluğu yaşıyor.
Parlamento seçimlerini yapıldığı bir diğer eyalet olan Aşağı Saksonya'da ise altı puanlık düşüşe rağmen yine de yüzde 42,5 oy alan Hristiyan Demokrat Başbakan Christian Wulff, Hürdemokratlar ile kurduğu koalisyon hükümetini önümüzdeki dönemde de sorunsuz bir şekilde sürdürebilecek. Üç puan gerileyen Sosyaldemokratlar ise bu eyalette yüzde 30'da kaldı.
Ypsilanti: Değişim için yola çıktık
İlk sonuçların açıklanmasıyla birlikte Sosyal Demokrat Parti'nin Wiesbaden kentindeki Hessen Eyalet Teşkilatı merkezinde toplanan binlerce partili, başbakan adayı Andrea Ypsilanti lehine çılgınca tezahürata başladı. Parti içindeki muhalif seslere rağmen bir önceki seçime oranla Sosyal Demokratların oylarına yüzde sekiz artırmasında en büyük pay sahibi olan Andrea Ypsilanti, teşekkür konuşmasında, değişim için yola çıktıklarını ve seçmenlerin teveccühünü almayı başardıklarını söyledi.
Ypsilanti, "Bu akşam şu gerçeği hep birlikte haykırabiliriz: Sosyal Demokratların dönüşü muhteşem oldu. Bu eyalette farklı bir siyasi kültürün egemen olması için mücadele ettik ve sonunda kazanmayı başardık sevgili yoldaşlarım" diye sözlerini sürdürdü.
Ypsilanti'nin zafer olarak gördüğü sonuç, resmî sonuçların açıklanmasının ardından matematiksel olarak daha farklı bir görünüm arzetti. Zira sadece 3595 oyla, 0,1 puanlık farkla yüzde 36,7'lik oranla birinciliği Hristiyan Demokratlar elde etti.
Koch: Ağır darbe aldık
Ancak 1999'dan buyana tekbaşına iktidarda olan ve 2003 seçimlerine göre tam 12 puan kaybeden muhafazakâr başbakan Roland Koch, bu tablonun aritmetik birincilğin ötesinde bir anlam ifade etmediğinin bilincindeydi.
Koch, seçim sonuçlarının belli olmasından sonra yaptığı açıklamada "Son iki seçimde oylarımızı sürekli artırmak suretiyle büyük başarılar elde ettim. Bu eyalet seçimi ise bizim için ağır bir darbe niteliğinde. Buna rağmen asıl cevap bekleyen soru, Hessen eyalet parlamentosunda çoğunluğun nasıl sağlanabileceğidir. Eğer mümkün olursa, Hür Demokratlar'la birlikte koalsiyon kurmaya niyetliyim" sözleriyle, başbakanlık koltuğunu kolay kolay terketmeye razı olmayacağının ilk işaretlerini de vermiş oldu.
Ancak matematiksel olarak böyle bir koalsiyon, çoğunluk için yeterli değil. Önümüzdeki günlerde gerek Sosyaldemokratlar, gerekse Muhafazakârların, eyalet parlamentosuna girmeyi başaran Hür Demokratlar, Yeşiller ve Sol Parti ile çetin müzakereler yapması kaçınılmaz görünüyor.
Aşağı Saksonya'da koalisyona devam

Christian Wulff, Aşağı Saksonya'da seçimlerin galibi oldu Pazar günü sandık başına gidilen bir başka eyalet olan Aşağı Saksonya'da ise belki de tek sürpriz, iktidardaki Hristiyan Demokratların altı puanlık bir oy kaybına uğramalarıydı. Buna rağmen yüzde 42,5 ile birinci parti olmayı başaran muhafazakarlar, Hür Demokratlar ile kurdukları koalisyon hükümetini sürdürmek için seçmenden vize almış oldu.
Taraftarlarının coşkulu tezahüratları arasında kürsüye çıkarak teşekkür konuşması yapan eski ve yeni eyalet başbakanı Christian Wulff, "yola devam" mesajı vererek "Artık herkesin malumu olduğu üzere, seçimi kazandık. Böylece Hür Demokrat Paritili arkadaşlarımızla birlikte iktidarda kalamayı sürdüreceğiz. Aşağı Sakyonya'nın hızlı gelişimini sürdürebilmesi için gayret göstermeye azimle çalışmaya devam edeceğiz. Bununla gurur duyabiliriz" şeklinde sözlerini sürdürdü.
Batı eyaletlerinde Sol Parti rüzgarı
Hessen ve Aşağı Saksonya'daki eyalet seçimleri, başkent Berlin'de de yakından takip edildi. Özellikle Sol Parti'nin her iki eyalette de parlamentoya girerek ilk kez Batı eyaletlerinde de varlık göstermeyi başarması hayli dikkat çekiciydi.
Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Kurt Beck, bu partiyle gerek eyalet gerekse federal düzeyde herhangi bir işbirliğine girmelerinin sözkonusu olmadığını söyledi. Beck, "Sol Parti olarak nitelendirilen bu hareketle herhangi bir işbirliğine gitemeyeceğiz.
Sonrası hep birlikte göreceğiz. Hür Demokratlar da artık Hristiyan Demokratların 'daimi ortağı' olmaktan vazgeçip seçmenlerin taleplerini kabul edip buna uygun olarak hareket etmek durumundadırlar" şeklinde konuştu.
Hessen'de 'büyük koalisyon' ihtimali
Peki özellikle kıran kıran bir yarışın yaşandığı Hessen'de, tıpkı Berlin'deki federal hükümet misali Muhafazakârlar ile Sosyal Demokratlar arasında bir "büyük koalisyon" kurulma ihtimali sozkonusu olabilir mi?
Birlik Partileri Meclis Grup Başkanı Volker Kauder, bunu peşinen reddetmemeyi tercih etti ve "Böyle bir istisnaî durum gerçekleşir mi, bunu şimdiden söylemem zor. Söyleyebileceğim tek şey, bu seçim telaşı bittikten sonra yeniden Berlin'de büyük koalisyonun kolları sıvayıp yoluna devam etme zorunluluğudur" şeklinde konuştu.
Bettina Marx / Marcel Fürstenau
© Deutsche Welle