23.11.2009Filistin sorununda dinlerin rolüBarış yolundaki engeller
Filistin sorunu, başlangıcından itibaren sadece bir toprak sorunu olmaktan ibaret değildi. Din, hem İsrailliler hem de Filistinliler için büyük bir önem taşıyor. Her iki tarafın fanatikleri barış müzakerelerini zora sokuyor. Kersten Knipp'in haberi.
Din, Filistin sorununda büyük bir rol oynuyor; dinin siyasetle içiçe geçtiği noktada asıl sorun başlıyor. "Şimdi atalarımızın ülkesinin sahibi oluyoruz. Binlerce yıl sonra nihayet, Eski Ahit'in vaatlerinin gerçekleştiğini görmek bize nasip oluyor. Bu yüzden yerleşimlerin inşası devam etmelidir. Yeni yerleşimlerin inşasını durdurmak dinimizin buyruklarına aykırıdır."
İşgal edilmiş bölgelerdeki Yahudi, çoğunlukla da aşırı dinci Yahudi yerleşimcilerin, örneğin "Jerusalem Post" gazetesinde yayımlanan konuyla ilgili röportajlarda söyledikleri sözler aşağı yukarı bu şekilde. Ortodoks Yahudilerin birçoğu, İsrail ve İsraillileri dini kategorilerle tanımlıyor. Duruş ve tavırlarını kutsal metinlere dayandırıyorlar. Kişisel durumlar söz konusu olduğunda böyle bir duruşa karşı itiraz yöneltilemez. Ancak sorunlu olan, günümüzün politik taleplerinin de bu şekilde temellendirilmesi.
Din fanatikleri
New York'ta ders veren tarihçi Rakefet Zalashik'e göre böyle bir bakış açısı barış müzakerelerini özellikle zorlaştırıyor. Zalashik, siyaset ve dinin biraraya gelmesiyle her birinin etkisinin daha da güçlendiğini vurguluyor. Böylelikle siyasal ve diplomatik uzlaşma ya da çözüm arayışlarına olan eğilim zayıflıyor. Tartışma, birdenbire, hiçbir şekilde uzlaşmaya izin vermeyen, mutlak pozisyonlar etrafında dönmeye başlıyor. Bu durum da müzakere sürecini olağanüstü zorlaştırıyor.

Hanan Aşrawi’ye göre, İsrail-Filistin sorunun temelinde siyaset yatıyor. Bu yüzden siyasal ve dinsel temellendirmeler kesinlikle birbirinden ayrı tutulmalıdır. Filistin, cephesinde de din emelli sabitlenmeler gözleniyor. Gazze Şeridi'nde hüküm süren Hamas örgütü de politik ve dini talepleri birleştiriyor. Arada net bir ayrım yapmak hemen hemen imkânsız. Ayrıca, Filistin Özerk Yönetimi'nin eski eğitim bakanı Hanan Aşrawi'ye göre, Hamas iç politikada son derece katı bir çizgi sürdürüyor.
Filistin–İsrail diyaloğunu geliştirmek için kurulmuş olan "Miftah" inisiyatifinin başkanlığını yapan Aşrawi, Hamas'ın seçimler yoluyla meşruluk kazanmasına karşın Filistin halkının sansürü, düşünce denetimini, tahakkümü ve kitap yasaklarını tasvip etmemesi gözlerden kaçıyor. Filistin halkının büyük çoğunluğu internet kafelerinin dini nedenlerle kapatılmasına da karşı çıkıyor. Buna karşın Hamas, halkı yıldırıyor, insanların biraraya gelmesini ve gösteri yapmasını yasaklıyor. Bu yüzden dışarıdan bakıldığında Gazze halkının tamamının, Hamas’ın din merkezli dünya görüşünü paylaştığı izlenimi doğuyor.
Boşa çıkan umutlar
Aynı zamanda bu radikalleşmenin, somut hayal kırıklıklarının ifadesi olduğuna dair belirtiler de var. Çünkü iki tarafın da on beş yıl önce başlayan barış sürecine ve Oslo Anlaşması'na bağladıkları umutlar kökünden sarsılmış durumda. Bugün içinse sağlam temellere dayanan bir anlaşmaya varılacağına dair belirti çok az. Rakefet Zalashik, Filistin sorununun güçlü bir dinsel unsura sahip olmasının nedenini bu hayal kırıklıklarıyla açıklıyor. Gerçi Başbakan Netanyahu Amerikalılarla dini temellerde müzakere yapmıyor. Onu politika ilgilendiriyor. Ancak, başbakan bu dinsel argümanlardan birkaçını doğru bulsa bile, meselenin özünde yatan, İsraillilerin artık barış sürecine olan inançlarının kaybolmuş olması.

Postere ayakkabı fırlatanlar: Mahmut Abbas'ın durumu her geçen gün daha da zayıfladı. Oslo Anlaşması'nın başarısızlıkla sonuçlanmasından, Hamas örgütünün Gazze Şeridi'nde iktidarı ele geçirmesinden ve Mahmud Abbas'ın konumunun giderek daha da zayıflamasından bu yana İsrailliler artık barışçıl bir birleşmeden ümidi kesmiş durumdalar. Yaklaşımları tavizsiz olanların dışındakiler dahi barış süreci tarafından hayal kırıklığına uğramış durumdalar. Gelecekte iki devletli bir çözüm olasılığına bir ölçüde kuşkuyla bakıyorlar. Barış sürecinin başladığı 90'lı yıllardan bu yana ortamın atmosferi çok değişti.
Din istismarı
Peki, şimdi yeniden başlayacak olan müzakerelerin şansı nedir? Hanan Aşrawi'ye göre dinsel ve siyasal argümanların net bir biçimde birbirlerinden ayrılmaları durumunda bu müzakerelerin şansı artacak. Çünkü tartışmaların özünde politika yatıyor ve tartışmalar dini niyetlerle karıştırıldığında hiçbir zaman iyiye gitmiyor. Bu sorunu dinsel bir sorun olarak göstermeye çalışanlar, sorunun çözümünü engelliyorlar.
Çünkü din, siyasal amaçlar için istismar edildiğinde daima yıkıcı bir hal alıyor. Bu durum bütün dinler için geçerli: ABD'de Hıristiyan birliği, Arap-İslam bölgesinde köktenci hareketler ve siyasal pozisyonlarını Eski Ahit'le temellendiren radikal dinci Yahudi yerleşimciler aynı sonuca yol açıyorlar.
İsrailliler ile Filistinlilerin pozisyonları birbirine ne kadar zıt olursa olsun, her iki taraftaki ılımlı çevreler bir konuda birleşiyor: Sorun, siyasal ve hukuksal içeriklerle sınırlandırılmalı, dinsel temellendirmelere hiçbir müzakerede yer verilmemeli. Her iki tarafın temsilcileri bu konuda görüş birliğine varabilseler ve müzakereler sırasında dinin gündem dışında tutulmasını benimseseler, müzakerelerin sonucunda bir çözüme varma umudu en azından bugünkü kadar küçük olmaz.
Kersten Knipp
© Deutsche Welle 2009
Almancadan çeviren Mustafa Tüzel
Qantara.de
Filistin'de iktidar savaşı
"Filistinlinliler geleceklerini tehlikeye atıyor"
Filistin'de akan kardeş kanı durmuyor. Hamas ve El Fetih çatışmaları sürdürürken, halk korku ve çaresizlik içinde. DW editörlerinden Peter Philipp, Filistinlilerin devlet kuramayacağı görüşünü dile getiriyor...
Sari Nusseibeh ile bir söyleşi
İnsani değerler, dini değerlerin üzerindedir
Lew-Kopelew Barış Ödülü sahibi, ünlü Filistinli filozof Sari Nusseibeh ile Muhanned Hamed ve Edhem El Munasara, Ortadoğu barış sürecinin geleceği ve dinler, kültürler arasında diyaloğu hayata geçirecek mekanizmalar hakkında söyleşti.
Obama'nın İsrail- Filistin sorununa yaklaşımı
İki devletli çözüm
ABD Başkanı Barack Obama'nın İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim politikasına son vermesi ve egemen Filistin devleti kurulmasını istemesi bölgedeki barış savunucularını umutlandırıyor. Bettina Marx'ın haberi.
Filistin'de iktidar savaşı
"Filistinlinliler geleceklerini tehlikeye atıyor"
Filistin'de akan kardeş kanı durmuyor. Hamas ve El Fetih çatışmaları sürdürürken, halk korku ve çaresizlik içinde. DW editörlerinden Peter Philipp, Filistinlilerin devlet kuramayacağı görüşünü dile getiriyor...
Sari Nusseibeh ile bir söyleşi
İnsani değerler, dini değerlerin üzerindedir
Lew-Kopelew Barış Ödülü sahibi, ünlü Filistinli filozof Sari Nusseibeh ile Muhanned Hamed ve Edhem El Munasara, Ortadoğu barış sürecinin geleceği ve dinler, kültürler arasında diyaloğu hayata geçirecek mekanizmalar hakkında söyleşti.
Obama'nın İsrail- Filistin sorununa yaklaşımı
İki devletli çözüm
ABD Başkanı Barack Obama'nın İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim politikasına son vermesi ve egemen Filistin devleti kurulmasını istemesi bölgedeki barış savunucularını umutlandırıyor. Bettina Marx'ın haberi.