29.01.2011Filistinli gençlerin "Gençlik Manifestosu""Artık barış istiyoruz!"
Gazzeli, üçü kadın beşi erkek sekiz gençten oluşan "Gaza Youths Break Out" grubu, yayınladıkları öfkeli bir manifestoyla, internette kendilerine bir yer açtılar. Manifestoları, Gazze'deki imkânsızlığın ve ümitsizliğin bir kanıtı gibi. Tania Krämer'in haberi.
Kendisini "Gaza Youths Break Out"un kısaltmasıyla GYBO olarak tanımlıyan grubun facebook'ta 18.500'den fazla üyesi bulunuyor. Hava çok sayıda nargile yüzünden dumanlı. Arap müziği, Tunus'tan gelen son haberlere karışıyor. Gazze'de, gençler arasında sevilen bir buluşma yeri olan sahildeki bir kafede, sohbet konusu Tunus'taki durum. Tunus gençliğinin hoşnutsuzluğu – genç bir Filistinli olan Tarık, bunun burada çok iyi anlaşılabileceğini söylüyor: Gazze'deki durum tamamen farklı. Ancak, burada daİsrail ablukası, dış dünyadan yalıtılmışlık, Hamas ile El Fetih arasındaki iktidar mücadelesi hayatı felç ediyor. Geleceğe dair planları sorulduğunda, çoğu çaresizce omuz silkiyor.
"Geleceğimi düşündüğümde, aklıma fazla bir şey gelmiyor", diyor Muhammet, açıkça boyun eğmiş durumda. Üniversiteyi yeni bitirmiş ve şimdiye kadar nafile iş aramış. Yusuf da kötümser: "Her gün bir öncekinin aynı, aradaki tek fark, bir sonrakinin daha da kötü olması. Hiçbir yere gidemem, biz seyahat edemiyoruz. Gelecek, bu da ne demek?" diyor genç adam.
Geleceklerinin daha iyiye gitmek yerine giderek daha da kötüleşmesi, bir grup genç üniversiteliyi sorunlarını, hayal kırıklıklarını ve öfkelerini içtenlikle yazmaya yöneltti. Yeter, diye yazıyorlar, bütün bunlar yeter artık. Platform olarak, dışarıyla bağ kurmak için facebook'u kullanıyorlar. Yazdıkları "gençlik manifestosu"nda her şeye ve herkese küfür ediyorlar:
"Lanet olası İsrail, lanet olası Hamas, lanet olası El Fetih (…) – Bizler, Gazze gençliği olarak, İsrail’den, Hamas’tan, işgalden, insan hakları ihlallerinden ve uluslararası toplumun kayıtsızlığından bıktık!
Gazze'deki genç insanların sesi olmak
Hepsi de 20'li yaşlarının başlarında olan beş erkek ve üç kadın tarafından kaleme alınmış, etkileyici sözler. Ebu Geroge ve Ebu Aoun da bu gençlerden. Ancak uzun uzun düşündükten sonra, bu söyleşiyi kabul ettiler. İsimlerinin verilmemesini, fotoğraf çekilmemesini şart koştular. Eleştirel sözlerinin Gazze'deki herkesin hoşuna gitmeyeceğinin farkındalar ve bu yüzden anonim kalmak istiyorlar. Grup kendini İngilizce Gazze gençleri ayaklanıyor anlamında "Gaza Youths Break Out"un kısaltmasıyla GYBO olarak tanımlıyor.
Grubun facebook'taki sayfasının üye sayısı şu sıralar 18.500'ü geçti. Gördükleri büyük ilgi, manifestoyu yazanları bile şaşırttı. Ebu George açık ve net bir dil kullanmaya karar verdiklerini, çünkü bugünlerde dikkatlerin ancak böyle çekilebildiğini açıklıyor. Genç kuşağın sesinin duyulmasının ve ona kulak verilmesinin kendisi için önemli olduğunu belirtiyor.

Gazzeli gençler "Dışarıdaki" insanlara, Gazze'de yalnızca teröristlerin yaşamadığını göstermek istiyorlar. Yaşlı kuşaklara da, gençlerin de bir sesinin olduğunu göstermek istiyorlar. Nihayet, birçokları için son derece doğal olan bir şeyi istiyorlar: "Özgür olmak istiyoruz. Normal bir yaşam sürebilmek istiyoruz. Barış istiyoruz. Çok şey mi istiyoruz?" Ebu George ve Ebu Aoun gibi genç insanlar, Hamas'ın 2006 yılında iktidara geçmesinden bu yana İsrail'in ablukası altında ve dış dünyadan yalıtılmış olarak, gelecekleri konusunda aldatıldıklarını hissediyorlar: "İsrail'le olan durum konusunda, abluka konusunda hayal kırıklığına uğradık. Ancak içine hapsedildiğimiz psikolojik yalıtım bizi yaratıcılığa da yöneltiyor."
Sivil toplum örgütlerine karşı, gençliğe karşı baskı uygulanıyor ve böylelikle sesleri kesiliyor. "Gazze'de genç bir insan olarak yaşamak" diyor Ebu George, "yalnızca bir iş bulma ümidi olmamak demek değildir. Aynı zamanda, daha baştan itibaren hiçbir şansı olmamak, zor bir toplumsal ve politik çevre tarafından marjinalleştirilmek demektir." Bunun üstüne bir de kuşaklar arasındaki uçurum geliyor: "Eski kuşaklar, biz gençlerin ne düşündüğünü artık hiç bilmiyor."
Ebu George üniversite öğrencisi. Gazze'deki bütün genç insanlar gibi siyasal açıdan karışık zamanlarda büyüdü. Buradaki bütün genç insanlar gibi İntifada'yı ve İsrail'in askeri saldırılarını yaşadı. O ve arkadaşı Ebu Aoun, başka ülkelerdeki yaşıtlarının yaptığı gibi geleceğe yönelik planlar yapmaktan vazgeçtiler. Nüfusun yarıdan fazlası 18 yaşın altında. Gazze'deki genç insanların geleceklerinin kendilerinin belirlemeleri zor. "Ben 24 yaşındayım ve bugüne kadar Gazze'den ayrılamadım. Bu saçmalık", diyor Ebu Aoun. İsrail yetkilileri izin vermediği için, çoğu genç Batı Şeria'ya bile gidemiyor.
Gençlik içinden geldiği gibi konuşuyor
Gençlik manifestosu Gazze'de konuşuluyor, bu manifestoyu herkes okumadı ama herkesin bundan haberi var. "Burada anlatılan hayal kırıklığı özellikle bu kuşakta çok güçlü bir biçimde hissediliyor" diyor Filistinli psikanalist Eyad Sarrac. "İsrail'in abluka yöntemleri daha da büyük bir sorun oluşturdu. Hepsi internetteler, uzaklara bakıyorlar. Dışarıda başka bir dünyanın bulunduğunu biliyorlar. Ama bu dünya onlara kapalı; bu da onlarda hayal kırıklığı ve stres yaratıyor."

"Lanet olası İsrail, lanet olası Hamas, lanet olası El Fetih (…) – Bizler, Gazze gençliği olarak, İsrail’den, Hamas’tan, işgalden, insan hakları ihlallerinden ve uluslararası toplumun kayıtsızlığından bıktık! Manifesto'dan bir alıntı... Özgürlüğün kısıtlanması ve umutsuzluğun üstüne, bir de nerdeyse gündelik hale gelmiş olan şiddet ekleniyor. İsrail ordusu, militan Filistinlilerin fırlattığı her füzeye, hava saldırılarıyla karşılık veriyor. Sakin geçen bir gece yok gibi. Gençlik manifestosunu kaleme alanlar, kendilerini yalnız bırakılmış, politik grupların Gazze Şeridi'ndeki hukuk ve iktidar mücadelesi içine kıstırılmış hissediyorlar.
"Bu politik mücadelenin içinde kapana kısılmaktan bıktık; (…) bizi ülkemizin geri kalanından ayıran ve pul kadar bir toprak parçasına hapseden utanç duvarından bıktık; (…); uluslararası toplumun gösterdiği umursamazlıktan, bıktık (…)boktan bir hayat yaşamaktan bıktık usandık."
Gençlik üzerinden iktidar kavgası
Sanal eylemciler politik bir gruba ait olmadıklarını söylüyorlar. Ebu George ve Ebu Aoun için, bunu açıklığa kavuşturmak önem taşıyor. Bilinçli olarak dikkatli davranıyorlar, çünkü eleştiri yapanlar hemen hedef tahtası haline geliyor. El Fetih ile Hamas arasındaki iktidar oyunları, bizim geleceğimiz üstünden yapılıyor diyorlar. Bu iki genç adama göre, Hamas hükümetinin gündelik yaşama çok sıkı müdahale etmesi, meseleyi kolaylaştırmıyor. Gerçi Hamas 2011 yılını gençlik yılı ilan etmiş, ama GYBO üyelerinin çoğu buna yorgun bir gülümsemeyle karşılık veriyor. Yetkililerin kısa bir süre önce Gazze'deki büyük bir gençlik organizasyonunun geçici olarak kapatmaları, bardağı taşıran damla olmuş.
Ancak eleştirilerini yalnızca ülke içine yöneltmiyorlar: GYBO'lu genç erkek ve kadınlara göre, uluslararası devlet topluluğu da Gazze'deki duruma kayıtsız kalıyor, Birleşmiş Milletler de Gazze'yi bir insani yardım vakasına dönüştürüyor: "Biz yalnızca gıda maddesi istemiyoruz" diyor Ebu George. "İnsanlar bize yemek gönderiyorlar, ama biz koyun değiliz. Biz gıda maddelerinden daha fazlasına ihtiyaç duyuyoruz. Samimi bir desteğe ve dışarıda bizi anlayan insanlara ihtiyaç duyuyoruz."
Gazze'de normallik gibi bir şey boş yere aranıyor. Yine de genç insanlar bir nebze iyimserliği korumak istiyorlar. Bu manifestoyu yazarak cesur bir adım atmalarının nedeni de bu. "Dışarıdaki" insanlara, Gazze'de yalnızca teröristlerin yaşamadığını göstermek istiyorlar. Yaşlı kuşaklara da, gençlerin de bir sesinin olduğunu göstermek istiyorlar. Nihayet, birçokları için son derece doğal olan bir şeyi istiyorlar: Manifestoları şu üç taleple sona eriyor:
"Özgür olmak istiyoruz. Normal bir yaşam sürebilmek istiyoruz. Barış istiyoruz. Çok şey mi istedik?"
Tania Krämer
© Deutsche Welle
Almancadan çeviren: Mustafa Tüzel
Editör: Hülya Sancak/ Qantara.de
Qantara.de
Gazze İslam Üniversitesi
Hamas baskısı altında eğitim
Gazze İslam Üniversitesi'nde kız ve erkek öğrencilerin iletişim kurması yasak. İslamî kurallara uygun hareket etmeyen, şeffaf başörtüsü takan ya da makyaj yapan kız öğrenciler, Hamas’ın yaptırımlarına maruz kalıyor. Sebastian Engelbrecht'in haberi.
Filistin sorununda dinlerin rolü
Barış yolundaki engeller
Filistin sorunu, başlangıcından itibaren sadece bir toprak sorunu olmaktan ibaret değildi. Din, hem İsrailliler hem de Filistinliler için büyük bir önem taşıyor. Her iki tarafın fanatikleri barış müzakerelerini zora sokuyor. Kersten Knipp'in haberi.
Hamas'ın Gazze'deki Zaferi
İsrail - Batı Şeria - Gazze Üçgeni'nin Geleceği
Hamas'ın Gazze'de, Filistin Yönetimi'nin kontrolü altında olan güvenliğin tümünü ele geçirmesi bölgede yeni siyasi sınırların çizilmesine yol açtı. Peki şimdi ne olacak? Yossi Alpher iki senaryo öngörüyor.
Gazze İslam Üniversitesi
Hamas baskısı altında eğitim
Gazze İslam Üniversitesi'nde kız ve erkek öğrencilerin iletişim kurması yasak. İslamî kurallara uygun hareket etmeyen, şeffaf başörtüsü takan ya da makyaj yapan kız öğrenciler, Hamas’ın yaptırımlarına maruz kalıyor. Sebastian Engelbrecht'in haberi.
Filistin sorununda dinlerin rolü
Barış yolundaki engeller
Filistin sorunu, başlangıcından itibaren sadece bir toprak sorunu olmaktan ibaret değildi. Din, hem İsrailliler hem de Filistinliler için büyük bir önem taşıyor. Her iki tarafın fanatikleri barış müzakerelerini zora sokuyor. Kersten Knipp'in haberi.
Hamas'ın Gazze'deki Zaferi
İsrail - Batı Şeria - Gazze Üçgeni'nin Geleceği
Hamas'ın Gazze'de, Filistin Yönetimi'nin kontrolü altında olan güvenliğin tümünü ele geçirmesi bölgede yeni siyasi sınırların çizilmesine yol açtı. Peki şimdi ne olacak? Yossi Alpher iki senaryo öngörüyor.