25.06.2010Muhammed Esad: "Mekke Yolu""Arabistanlı Yahudi Lawrence"

Leopold Weiss; nam-ı diğer Muhammed Esad, İslam dünyasıyla Batı arasında gidip gelen bir gezgin, önemli bir İslam düşünürü, siyasetçi ve yayıncıydı. Esad'ın yaşam öyküsü kısa bir süre önce yeniden yayınlandı. Lewis Gropp'un yorumu.

L.Weiss, foto Patmos Yayimevi
Leopold Weiss, nisan 1927'de Müslümanlığa geçti ve Muhammed Esad adını aldı; tüm Arap dünyasını da bu ad altında gezdi.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda Musevi bir din adamının oğlu olarak dünyaya gelen Leopold Weiss, hayatının ilerleyen dönemlerinde 20. yüzyılın en önemli İslam düşünürlerinden biri haline gelecekti. İslam dünyası ile Batı arasında gidip gelen bir elçiydi o. Dünya gezgini, muhabir, dilbilimci, çevirmen, toplumsal eleştiri uzmanı, reformcu, diplomat ve ilahiyatçı olan Esad, günümüzde dinin hoşgörülü ve çağdaş tefsirinin simge figürüne dönüşmüş durumda.

Muhammed Esad'ın yaşamöyküsü, bir Alexander Dumas romanına benzetilebilir. İnanılması güç hikâyelerin yaşandığı bir Şark masalını andıran yaşamöyküsü Galiçya'da bir kent olan Lemberg'te başladı. Muhammed Esad 2 Temmuz 1900 günü Leopold Weiss olarak dünyaya gelir; ilahiyat ve felsefe erken yaşlarda ilgisini hiç çekmez. Bu yaşlarda onu itkileyen "eylem, hareket ve maceradır". On dört yaşındayken evden ayrılır ve Steiermark'a gidip sahte adla orduya yazılır. Ailesi son anda müdahale edip onu cepheye gitmekten alıkoymasa savaşa da gidecektir.

Sigmund Freud'un "sert şarabı"

Okulu bitirdikten sonra genç Leopold, psikanaliz eğitimi için Viyana'ya gider. "Freud'un fikirleri genç dimağımı sert bir şarap gibi etkisine alıyor," diye yazar Weiss. Bunun ardından sayısız akşamını kentin cafelerinde, Alfred Adler ve diğer büyük adamların sohbetlerini soluksuz dinleyerek geçirir.

Ama insan ruhunu araştırma işine soyunan bu genç bilimin, "zihinsel küstahlığı" genç adamı bir süre çölde gezinti
Leopold Weiss; nam-ı diğer Muhammed Esad Şark'ı baştan sona dolaşırken, "çok seveceği Arap Bedevi kültürüyle tanışır"diyor, Lewis Gropp.
sonra rahatsız eder. Bunun üzerine hayat onu Berlin'e sürükler ve burada yirmili yılların başında girdiği birçok işin dışında, dışavurumcu büyük usta Friedrich Murnau'nun yanında senaryo yazarı ve yönetmen yardımcısı olarak çalışır. Nitekim bir muhabir olarak ilk büyük hikâyesini de burada yakalar. Genç Leopold Weiss gözünü budaktan sakınmayan, anın tadına varan bir bohemdir ve korkusuz bir şevkle hayatını yaşar. Ancak bu hareketli hayatın gizlediği iç dünyasında "kendi kültürü içinde bir huzursuzluk" yaşamaktadır.

1954 yılında "The Road to Mecca" ("Mekke Yolu") adlı kitabı yayınlanır. Ertesi sene kitap, Weiss tarafından bizzat hazırlanan Almanca baskısıyla S. Fischer yayınevinden çıkar, yakın zamanda da Patmos yayınevi tarafından yeni baskısı yayınlanır. Yazarın kendi deyimiyle "Mekke Yolu" bir tür "özyaşamöyküsüdür", "ruhsal bir boşlukta" yüzen ve "ahlakî açıdan dengesiz", iki dünya savaşı arasındaki Avrupa'yı anlatır. "Garp topraklarının düzen ve tertip paravanının arkasında, etik bir kargaşa gizli" diye hükmeder Weiss.

L.Weiss alias Muhammed Esad, foto Mischief Films
Muhammed Esad, hayatının son yıllarında İslam dünyasının durumunu eleştirir. Esad 1992'de Endülüs'te (İspanya) öldü.
Tesadüf bu ya, "Doktor Freud'un öğrencilerinden biri" olan ve "Kudüs'te bir akıl hastanesi yöneten" amcasından bir davet alır. Weiss burada Arap Bedevi kültürüyle tanışır ve sever. Bedevilerin "özgür insanlıklarını" ve "gerçekliği ve hayatı olduğu gibi kabul eden sessiz, gururlu tavırlarını" tarif eder. Araplar, "birbirilerine ve hayatın basit yanlarına karşı büyük bir saygı duyan insanlardır" diye anlatır. Tutkusu giderek artan Leopold Weiss, 1927 yılının nisan ayında (Sünni) İslam'a geçer ve Muhammed Esad adını alır. Bu ad altında tüm Arap dünyasını gezer ve Şark'ın neredeyse tamamını araştırır.

Kral Abdülaziz El Suud'un sırdaşı

Zamanla Almanca konuşulan ülkelerdeki en önemli Ortadoğu muhabiri haline gelir, birçok gazetenin yanı sıra "Neue Zürcher Zeitung" gazetesi için de yazılar kaleme alır. Ardından uzun yıllar yaşayacağı Suudi Arabistan'a yerleşir ve burada Kral Abdülaziz El Suud'un arkadaşı ve sırdaşı olur.

Sonra felsefeci ve siyasetçi Muhammed İkbal'in davetlisi olarak Hindistan'a gider, ancak Avusturya vatandaşı olduğundan burada İngilizler tarafından İkinci Dünya Savaşı boyunca askeri hapishaneye kapatılır. Sonrasında İkbal ondan, Pakistan'ın kuruluşunda yardımcı olmasını rica eder, Esad da bu görevi kabul eder. İslam cumhuriyetinin anayasasının hazırlanması çalışmalarına katılır. İlerleyen yıllarda, Pakistan'ın ilk Birleşmiş Milletler büyükelçisi olarak New York'a gider.

Esad hayatının ikinci yarısında kendini ağırlıklı olarak yazmaya ve yayıncılığa adar. Döneminin en önemli İslam yazarlarından biri olur, İslam'ın dünya görüşü, İslam hukuku ve felsefesi üzerine kitaplar ve çok sayıda makale kaleme alır. En büyük eseriyse İngilizceye kazandırdığı yorumlu Kuran çevirisidir.

İnanca giden akılcı yol

Kitap kapaği, Patmos yayimevi
Esad'ın 1955 yılında ilk kez Almanca yayımlanan kitabı "Mekke Yolu", 2009'da yeni baskısıyla kitapçılardaki yerini aldı.
Hayatının son yıllarında Esad İslam dünyasının durumu, içinde bulunduğu entelektüel tecrit ve aşırıcıların hoşgörüsüzlüğü karşısında hayal kırıklığı yaşar. Mensuplarının "bu harika dini" hak etmediklerine hükmeder. Bunun üzerine kitapları ve yazıları, Fas'ta yaşadığı dönemde yakılır ve Esad'ın Avrupa'ya dönmesi için bir sebep oluşturur. Muhammed Esad 1992 yılında İspanya'daki Endülüs'te hayata gözlerini yumar.

Esad'ın, eleştirel, akılcı bir düşünme sürecinin sonucunda inanç yolunu nasıl bulduğunu anlatması bile, özyaşamöyküsünü, okunması son derece ilginç bir eser haline getiriyor.

Her dinin ancak dönemi içindeki yerini özgür ve bağımsız olarak bulabileceği savını öne sürmesiyle, İslam'ın en önemli yorumbilimcilerinden birisi konumuna erişir. Bunu yaparken İslam hukukunun yüzyıllardır kullandığı hadislere karşı çıkar; bunun yerine Mutezile'nin akılcı yönelimli geleneğini getirmeye çalışır.

Esad örnek olacak şekilde, kendi kaynaklarında özgürce yaşanan bir inancın günümüzde nasıl hayata geçirilebileceğini gösterir. Bu sadece Müslümanların ders çıkaracağı bir şey değil.

Edebi değeri olan bir eser

Kitap bunların yanı sıra 20. yüzyılda dünyanın durumu hakkında da kapsamlı ve çok katmanlı bilgiler içerir: Yirmili yılların Berlin'i, Filistin'deki Siyonizm, Suudi Arabistan'da İngilizler, Libya'da İtalyanlar ve Fars ulusunun bağımsızlık mücadelesi.

"Mekke Yolu", tüm bu ilahiyat ve kültürel konuların yanı sıra önemli başka birçok şey daha barındırıyor. Kitap Esad'ın hayatının, sadece Hindistan'a gittiği döneme kadarki kısmını kapsasa da, sırf bu kadarı bile onlarca macera romanına konu olabilecek malzeme içeriyor.

Tüm bunların tam ortasında, yoksul olsa da hayatta bir anlam arayan ve yaşamayı seven bir adam, hızlı bir gazeteci, Ortadoğu'nun iktidar sahipleriyle dirsek temasında olan ve kafasının üzerinde mermiler uçuşurken ajan olarak saha çalışmaları yapan bir "Arabistanlı Yahudi Lawrence" yer alır. Bütün bu niteliklerinin dışında da "Mekke Yolu", keşfedilmeyi bekleyen önemli bir edebi değer aynı zamanda.

Lewis Gropp

© Qantara.de 2010

Almancadan çeviren: Ogün Duman

Editör: Hülya Sancak

Muhammad Asad: Der Weg nach Mekka. Patmos Yayınları 2009