07.07.2010Rotterdam İslam Üniversitesi"İslam'ı en iyi Müslümanlar öğretebilir"

Rotterdam'daki İslam Üniversitesi, Hollanda'da Müslüman akademisyen bir seçkinler grubu oluşturmayı kendine hedef olarak koydu. Bu özel yüksekokul, dini açıdan Türkiyeli Nurculara yakın duruyor ama aynı zamanda, İslam içi tartışmalar için de bir mekan oluşturuyor. Jan Felix Engelhardt, bu üniversiteyi ziyaret etti.

Rotterdam Islam Üni. Foto Jan Felix Engelhardt
1997 yılında kurulan RİÜ'nün yaklaşık 200 kayıtlı öğrencisi var. Öğrenim dalları; İslam teolojisi, İslam sanatları ve İslami Maneviyat Rehberliği, Arap dili, hukuk, İslam tarihi ve karşılaştırmalı din bilimleri gibi alanları kapsıyor. Eğitim dili Flamanca ve Arapça.
Tural Koç'un keyfi yerinde. Rotterdam İslam Üniversitesi'nin (RİÜ) idari müdürü, yüksekokulunu devletin kabul ettiği bir üniversite haline getirme hedefine bir adım daha yaklaştı: Ders, içerik ve usul açısından yapılan ayrıntılı bir incelemeden sonra Hollanda akreditasyon dairesi, RİÜ'nün ilk öğrenim dalını, resmi olarak kabul etti.

"İslami Maneviyat Rehberliği" mastır programının öğrencileri artık, devlet tarafından tanınan bir diplomaya sahip olacaklar. Koç'un belirttiğine göre böylece üniversite Hollanda'da Müslüman bir akademisyen seçkinler grubu oluşturma hedefine çok yakınlaşmış olacak.

İslam Üniversitesi bu yola 2003 yılında koyuldu, Rotterdam'ın merkezinde gösterişli bir eski okul binasına yerleşildi. Bu binanın hemen yanı başında bir Protestan ve bir de Katolik kilisesinin bulunması, Hollanda'da hala varlığını sürdüren sütunlar sistemini, eğitim, sağlık ve sosyal işler sistemlerinin mezheplere göre organize edilişini yansıtıyor. "Biz de bu sisteme dahil oluyoruz" diye açıklıyor Koç, "ve Hollanda toplumuna bir Müslüman sütununun entegre edilmesi için çalışıyoruz." RİÜ bu toplumun bir parçası olacak. Kalıcı olup olmayacağı ise, büyük ölçüde resmi olarak kabul edilmesine bağlı.

İslam hukuku, tarih ve kaligrafi kursları

İslam Üniversitesi'nin yetkilileri, bu hedefe ulaşmak için entegrasyona hazır bir kurum olmanın gerekliliklerini kusursuzca yerine getiriyorlar: Dinlerarası diyalog toplantıları organize ediyorlar, Ramazan'da iftar davetleri veriyorlar, İslam'da hoşgörü konulu konferanslar düzenliyorlar, kilise ve politika temsilcileriyle yakın ilişkiler kuruyorlar.

Tüm bu faaliyetlerde öncü rolü, Üniversitenin rektörü Prof. Ahmet Akgündüz oynuyor. Daha önce Türk ve Amerikan üniversitelerinde özellikle İslam hukuku üzerine çalışmış bulunan 55 yaşındaki profesörün talimatlarına uyuluyor, onun görüşleri ağırlık taşıyor.

1997 yılında kurulan RİÜ, Müslümanlar tarafından kurulan yönetilen, Müslümanlar için bir üniversitesi olacak. Halen yaklaşık 200 kayıtlı öğrencisi var. Öğrenim dalları; İslam teolojisi, İslam sanatları ve İslami Maneviyat Rehberliği, Arap dili, hukuk, İslam tarihi ve karşılaştırmalı din bilimleri gibi alanları kapsıyor. Eğitim dili Flamanca ve Arapça.

Kütüphane, foto Jan Felix Engelhard
Rotterdam İslam Üniversitesi'nde, nurculuk hareketine düşünsel bir yakınlık içinde olunduğu inkâr edilmiyor, tam tersine, üniversitenin kendi kitabevinde Said Nursi'nin çeşitli dillere çevrilmiş kitapları satılıyor.
Üniversite'de İslam teolojisi ve İslam hukukunun klasik yapıtlarından oluşan zengin bir koleksiyonu içeren bir kütüphanenin yanı sıra, kaligrafi ve ebru eğitimi verilen küçük bir atölye de bulunuyor.

Üniversite eğitimini Fas'ta tamamlayıp, şimdi RİÜ'de ders veren Muhammed, bu kurslara ve Arapça dersine Müslüman olmayanların da geldiğini söylüyor. Muhammed uzmanlık niteliğini, özellikle ana dilinin Arapça olmasından kaynaklanan dil bilgisi oluşturuyor. Bu dalda bir eğitim tamamlamış değil. Birçok öğretim görevlisi gibi Muhammed de, üniversite için gönüllü olarak çalışıyor; para almıyor.

Özel destekçiler ağı

Çünkü RİÜ'de işin içinde fazlasıyla idealizm var. Üniversite bir bütün olarak resmen tanınmadıkça devlet desteği alamadığı için, bağışçılara muhtaç durumda. Bu destekçiler özel kişilerden, vakıflardan, Türkiyeli dindar işadamlarından oluşuyor, birçoğu da rektör Akgündüz'ün özel ilişkiler ağından geliyor. Akgündüz gerçi isim verilmediğini ama finans yapısının resmi makamların denetimine açık olduğunu söylüyor. Resmi makamların RİÜ'ye yardım vermesi için daha birkaç yarıyılın geçmesi gerekecek; bilim sektörünün çarkları Hollanda'da da yavaş dönüyor.

Utrecht Üniversitesi Teoloji Fakültesi'nden Nico Landman, finansman eksikliğinin, RİÜ'de yüksek kalitede eğitim verilmesinin önündeki en büyük engellerden birisi olduğunu söylüyor. Özellikle bu eksiklik öğretim kalitesi üzerinde etkili oluyor ve böylelikle diğer kurumlar karşısındaki rekabet edebilme yeteneğini azaltıyor.

Devlet üniversiteleriyle rekabet

Çünkü, Hollanda'da İslam teolojisi ya da din adamlığı okumak isteyen, RİÜ'ye muhtaç değil. Utrecht, Amsterdam, Den Haag ve Leiden üniversitelerinde de bu dallarda eğitim sunuluyor, diploma veriliyor ve Hollanda'da resmi bir üniversitede okuyan her öğrenciye verilen burslar, bu dallardaki öğrencilere de sağlanıyor. Öğretim görevlileri de, İslam Üniversitesi'ndeki çok az sayıda öğretim görevlisinde bulunan bilimsel niteliklere sahipler.

Fot: Jan Felix Engelhard
RİÜ'de işin içinde fazlasıyla idealizm var. Üniversite bir bütün olarak resmen tanınmadıkça devlet desteği alamadığı için, bağışçılara muhtaç durumda. Bu destekçiler özel kişilerden, vakıflardan, Türkiyeli dindar işadamlarından oluşuyor.
Diploma tanınması, öğrenim bursu ve yüksek bilimsel kalite: Bunlar İslam Üniversitesi'nin devlet üniversiteleriyle rekabetinde zor bir mücadele vermesi gereken üç faktör. Yine de İslam Üniversitesi avantajlı olduğunu düşünüyor. Çünkü Rektör Akgündüz'e göre: "İslam teolojisi, sanatı ve dinadamlığı eğitimi en iyi Müslümanlar tarafından verilebilir."

Devlet üniversitelerinin aksine, yalnızca RİÜ, bütün dünyadaki İslami düşünce akımlarını birleştiren, otantik bir Müslüman kurumudur. Üniversite adaylarının bu argümantasyona ikna olup olmayacakları, önümüzdeki yıllarda belli olacak. Ancak şimdilik tercihlerini daha ziyade devlet üniversitelerinden yana yapıyorlar. Bunun bir nedeni de İslam Üniversitesi'nin Nurculuk hareketine yakın olduğu söylentisi.

Bu İslam tarikatının kurucusu Said Nursi. Nursi Tanrı'nın yaratımının incelenmesi olarak gördüğü bilimin, İslam'ı modernliğin içinde korumanın yegâne yolu olduğunu ilan etmişti. Bugüne kadar, genellikle Nurculuk hareketi yandaşları dünya çapında yüzlerce eğitim kurumu kurdular. RİÜ'de de bu harekete düşünsel bir yakınlık içinde olunduğu inkâr edilmiyor, tam tersine, üniversitenin kendi kitabevinde Said Nursi'nin çeşitli dillere çevrilmiş kitapları satılıyor.

"Çokkültürlü Hollanda'da pozitif, yapıcı bir rol"

Ancak, üniversite Nurcuların fikirlerine açıkça yakın olsa da, öğretim görevlileri ve öğrenciler İslam'ın farklı yorumlarını yansıtıyorlar. Farklı görüşler RİÜ'de buluşuyor; anne babaları Fas, Türkiye, Endonezya ya da Pakistan gibi ülkelerden gelen öğrenciler, Mısır ya da Suriye'den gelen öğretim görevlileriyle dini pratiğe ilişkin sorunları tartışıyorlar.

Örneğin Hollanda'daki Müslüman satıcıların domuz eti veya alkol satıp satamayacakları –ne de olsa meslekleri bu– ya da Hollandalı Müslümanların eşcinselliğe karşı nasıl bir tavır almaları gerektiği –onaylamaları gerekmez, ama kabullenebilirler şeklinde bir eğilim var– gibi sorunlar tartışılıyor.

Rektör Akgündüz, Hollanda'da yaşayan tüm Müslümanların RİÜ'nün çatısı altında, bu sorunlar hakkında dinsel görüşler geliştirebileceklerini söylüyor. Utrecht Üniversitesi'nden Nico Landman da bu görüşe katılıyor: "Öğretim görevlilerinin ve öğrencilerin çeşitliliği, RİÜ'yü İslam içi bir tartışma mekanı haline dönüştürüyor" diyen bilimadamı, RİÜ'nün çokkültürlü Hollanda'da "pozitif, yapıcı bir rol" oynadığını onaylıyor.

Jan Felix Engelhardt

© Qantara.de 2010

Almancadan çeviren: Mustafa Tüzel

Editör: Hülya Sancak/ Qantara.de 2010